Lavantalar arasında bir gün

Geçen hafta Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü isimli bir sosyal sorumluluk programının davetiyle Kırklareli’ndeydim. Ayça Özer’in kurucusu olduğu Aicha Lavanta tarlalarını ziyaret ettim. Masalsı bir gün vaat eden tarlaların kapıları eşsiz bir deneyim yaşamak isteyen herkese açık. Mis gibi kokuların ve yeşille lavantanın göz alıcı renginin birbirine karıştığı günbatımında vardık lavanta tarlalarına. Önce tarhlar arasında gezip bol bol fotoğraf çektik. Sonra lavantaların güçlü bir markaya dönüşmesinin hikâyesiyle tanıştık.

Tarladan kozmetiğe

Tarlanın sahibi ve Aicha Lavanta’nın kurucusu olan Ayça Özer, 12 senelik kurumsal hayat tecrübesinin ardından, Kırklareli Istranca Dağları’nın eteklerindeki arazisini 2018’de lavanta tarlasına çevirmeye karar vermiş. Fizibilite çalışmaları ve yoğun emeklerin ardından, dünyanın en büyük lavanta üreticisi olan Bulgaristan’dan getirilen 52 bin fideyi ekmiş. 2019-2020 yıllarındaysa fide sayısını 110 bine çıkarıp 55 dönümlük alana yayılmış. Anaçlardan çoğaltılmış, saflığı ve orijinalliği korunmuş olan bu fideler saf ve katkısız lavanta yağlarına dönüştürülüyor.

Tarlanın 20 lira olan giriş ücreti Türk Eğitim Vakfı’na bağışlanıyor.

İş bununla bitmiyor tabii. Lavanta yağları işlenerek deodoranttan dudak balmına, kremden yüz maskesine kadar doğal içerikli farklı ürünler haline getiriliyor. Aslında bu bölgede lavantaya yatırım yapılması hem istihdam hem de turizm açısından çok kıymetli. Zira bölgede 2017’ye kadar yalnızca 30 dekar alandaki lavanta tarlaları, günümüzde 1.270 dekarlık bir alanı kaplıyor. Yakın konumu nedeniyle tarlalar özellikle hafta sonları İstanbul’dan yoğun ziyaretçi çekiyor. Kendinize güzel bir hafta sonu kaçamağı hediye etmek isterseniz, Kırklareli’nin Demircihalil Köyü’ndeki tarlayı ziyaret etmenizi öneririz. Giriş ücreti sembolik; 20 lira. Ziyaretçilerden gelen gelirler Türk Eğitim Vakfı’na bağışlanıyor. Bu da gidip görmek için ayrı bir motivasyon sebebi…

Yorum yapın